Bilindiği gibi okulumuz, 1884 yılında inşa edilmiştir. Padişah Abdülaziz`in oğlu Veliaht Prens Yusuf İzzettin Efendi’nin (1857-1916) yazlık av köşkü olarak dönemin ünlü mimarı Sarkis Balyan’a yaptırılmıştır. Mümbit bir kuyunun başına Mabeyin Köşkü, Harem Köşkü ve Bendegan Köşkü olmak üzere 3 yapı yapılmıştır. Ayrıca birçok havuz, sera ve bir kaç önemsiz yapı da eklenmiştir. Özellikle bahçesi özenle seçilmiş Akdeniz iklimine mahsus ağaçlarla bezetilmiştir. Balyan Ailesi kuşaklar boyu İstanbul’a bir çok anıtsal ve estetik yapılar kazandırmıştır.  Çırağan Sarayı, Beylerbeyi Sarayı, Ortaköy Mecidiye Camii, Yıldız Camii bunlardan sadece bir kaçıdır. Bu gün semtin ismi olan Zincirlikuyu’nun da köşkün hemen aşağısında bulunan şimdi izi bile kalmayan kuyudan geldiği sanılmaktadır.

Uzun yıllar, yaz aylarında Yusuf İzzettin’e barınak olan Zincirlikuyu Kasırları 2. Meşrutiyetin ilanı ve Yusuf İzzettin’in İttihat ve Terakki ile ters düşmesi ile zorunlu ikameti haline gelecektir. Yusuf İzzettin Efendi’nin münzevi yılları başlamış olacaktır.
2 Şubat 1916’da Yusuf İzzettin Efendi, babası Abdülaziz’la aynı kaderi paylaşır ve bileklerini harem köşkünde keserek intihar eder. (ya da öldürülür). Ancak aile bireyleri saltanatın kaldırılışına kadar burada ikamet ederler.

Bu kasırlar, 1923 yılında Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte Balkan, 1.Dünya, Çanakkale Savaşları’ndaki şehit çocuklarına ilkokul seviyesinde tahsil veren “Dar`ül-eytam” adı altında yuva-okul olarak hizmete başlamış; sonradan Hürriyet-i Ebediye İlkokulu’na dönüştürülmüştür. 1938 -1939 öğretim yılında bu ilkokul, Mecidiyeköy’e taşınmıştır. Okulumuz 1939-1940 yılında Yapı Usta Okulu adı altında öğretime başlayarak mesleki eğitime geçmiştir. Yıllar geçtikçe 40 dönüm arazi içindeki okula pek çok binalar yapılmıştır. Yapı Enstitüsü, Yapı Sanat Enstitüsü, İstanbul Yapı Meslek Lisesi tarihinde aldığı isimlerdir.

Sarkis Balyan’ın portresi

Sarkis Balyan’a ait lahit.
Sarkis Balyan (Ermenice: Սարգիս Բալյան, 1835-1899) Osmanlı döneminde yaşamış Ermeni Balyan mimarlar ailesinden bir mimardır. Yine bir mimar olan Garabet Amira Balyan’ın oğludur.

1843 yılında ağabeyi Nigoğos Balyan’la birlikte Paris’e gitti. Collège Sainte-Barbe de Paris’i bitirdi. Ecole des Beaux Arts’dan mezun oldu. İstanbul’a döndükten sonra babası ve ağabeyiyle birlikte çalıştı. Babası ve ağabeyi öldükten sonra kardeşi Hagop Balyan’la çalışmaya devam etti. Osmanlı padişahı II. Abdülhamid döneminde Avrupa’ya sürgüne gönderildi. Sürgünden ancak 15 yıl sonra gelebildi.